SUÇLAR: Tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

A-Temyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesi gereğince, o yer ve üst Cumhuriyet savcıları tarafından temyiz dilekçelerinin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği anlaşıldığından tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer ve üst Cumhuriyet savcılarının TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,

B-Sanığın, şikayetçi ...'e yönelik silahla tehdit ve jandarma görevlilerine yönelik hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizde,

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen silahla tehdit ve görevliye zincirleme hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın görevliye hakaret eylemini aleni yer olan yol kenarında gerçekleştirmesine karşın, TCK'nın 125/4. maddesi gereği cezasında artırım yapılmamış ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezaların eleştiri dışında yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C-Sanık hakkında jandarma görevlilerine karşı görevini yaptırmamak için direnme ve şikayetçi ...'e yönelik tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;

1-TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın "beni bırakın diyerek sözle ve fiziki mukavemette bulunduğu" şeklinde kabul edilen olayda, sanığın görevli memurlara karşı ne şekilde cebir veya tehdit uyguladığı, tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,

2-Sanığın şikayetçi ...'e söylediği kabul edilen "seninle görüşeceğiz" şeklindeki sözlerin TCK'nın 106/1-2. cümlesindeki sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 106/1-1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.