Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre: Müşteki ... ile sanık ... arasında araç kiralama işi sebebiyle anlaşmazlık bulunduğu, sanığın kiralanan aracı müştekiden geri alamaması sebebiyle müşteki ile görüşmek amacıyla Bitlis'e geldiği müştekinin kendi rızasıyla sanığın sürdüğü ve içinde haklarında takipsizlik kararı verilen tanıklar ... ve ...'ın bulunduğu araca binerek ilerledikleri devamında aralarında araç teslimi konusunda tartışma yaşandığı ve sanığın müşteki ile birlikte dosya içerisinde ki tutanaktan da anlaşılacağı üzere aracı vermediğinden bahisle şikayetçi olmak amacıyla karakola getirdiği olayda müştekinin de sanığın kendisini araçta darp ettiğini kaçmak isterken yakaladığını "senin kanını dökerim, seni öldürürüm, senin şerefini sinkaf edeyim..." dediğini iddia etmiş ise de olay yerinde bulunan diğer iki tanığın müştekinin beyanlarını doğrulamadığı gibi sanığın savunmasını destekler mahiyette beyanda bulundukları ayrıca müştekinin sanık tarafından emniyete getirilmiş olması hususları da birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı eyleminin kül halinde müştekiye karşı kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabileceği, tehditin bu suçun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilemeyeceği, ancak bu suç yönünden de sanığın mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilerek beraati yerine, yazılı şekilde eylem ikiye bölünerek sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun takibinin şikayete bağlı suçlardan olmadığı gözetilmeden, bu suç yönünden düşme kararı verilmesi ve ayrıca tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.