Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Merkezi'nde eğitmen olarak görev yaptığını, aynı merkezde eğitmen ve öğrenci olan davalıların şikayeti nedeniyle müvekkili hakkında Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3153 Esas sayılı dosyasında kişilerin huzur ve sükununu bozmak, iftira ve sair tehdit suçlarından ceza soruşturması yapıldığını, şikayetin haksız olduğunun anlaşılması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, bu soruşturma nedeniyle işinden istifa etmek zorunda kaldığını, maddi zarara uğradığını, aynı zamanda kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000,00 TL maddi tazminat ile 2.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.

Davalılar cevap dilekçesinde; yasal şikayet haklarını kullandıklarını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların sırf davacıyı zararlandırma kastı ile hareket ettiklerine dair delil olmadığı, yasal şikayet hakkının kullanıldığı, şikayetlerini haklı gösterecek birtakım emarenin mevcut olduğu, davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin davalıların şikayet hakkını kötüye kullandığı şeklinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı hakkında delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin tek başına şikayetin haksız olduğu anlamına gelmediği, davalıların davacı hakkında şikayetçi olması için yeterli emarenin bulunduğu ve davalıların davacıya yönelik şikayetinin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların şikayetinin haksız olduğunun verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile tespit edildiğini, müvekkilinin baskılar sonucunda istifa ettiğini, lehine olan tanık beyanlarının değerlendirilmediğini, maddi ve manevi zararın ispatlandığını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, buna karşın davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.