Mahkumiyet
7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre tebligat, "tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü gereği, sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, duruşmada bildirdiği adresine tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, bilinen en son adresine çıkartılan tebligat yerine MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu cihetle; sanık müdafinin öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 15.09.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle TCK.nın 66/1-e, 67/4. ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.