Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ile 15 yaşından küçük mağdurun aynı mahalleden komşu oldukları, sanığın ayrıca mağdura duygusal yakınlık besleyip onunla evlenmek istediği, olay tarihinde yolda karşılaşan sanık ile mağdurun, sanığın teklifi üzerine birlikte bir müddet gezdikten sonra, geceyi mandıra olarak tabir edilen kulübede geçirdikleri, akabinde mağduru merak eden ve sanık ile konuştuğu yönünde bilgiler alan mağdurun ailesinin sanığı arayarak, mağduru görüp görmediğini sordukları, sanığın önce mağduru görmediğini söylediği, daha sonra mağdurun ailesini arayarak birlikte olduklarını söyleyip ertesi gece mağduru ailesine teslim ettiği olayda; mağdurun suç tarihinde kayden 15 yaşından küçük olduğu ve bu bağlamda rızasının hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın mağduru evlenmek amacıyla alıkoyması eyleminin TCK.nın 109/1, 109/3-f ve 109/5. maddelerinde düzenlenen çocuğa karşı cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan mağdur ve katılan kurum vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.11.2022 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(K.D.)

Ayrıntılı gerekçesi 07.04.2022 tarih ve 2019/7468 Esas, 2022/5795 Karar sayılı kararımızın gerekçesinde açıklandığı üzere, olay tarihinde yolda karşılaşan sanık ile mağdurun, sanığın teklifi üzerine birlikte bir müddet gezdikten sonra, geceyi mandıra olarak tabir edilen kulübede geçirdikleri, akabinde mağduru merak eden ve sanık ile konuştuğu yönünde bilgiler alan mağdurun ailesinin sanığı arayarak mağduru görüp görmediğini sordukları, sanığın önce mağduru görmediğini söylediği, daha sonra mağdurun ailesini arayarak birlikte olduklarını belirterek ertesi gece mağduru ailesine teslim ettiği olayda; mağdurun beyanından da açıkça belirttiği üzere sanığın, birlikte oldukları süre boyunca, isterse mağdureye cinsel istismarda bulunabileceği halde böyle bir harekette bulunmadığı, mağdureye sadece bir kez evlenmek istediğini söylediği, bunun dışında mağdureye yönelik cinsel içerikli bir söz veya davranışta bulunmadığı, 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesindeki cinsel amaç ifadesinin çok geniş yorumlamaya müsait muğlak bir kavram olduğu, ceza içeren düzenlemelerin TCK.nın 2. maddesinde düzenlenen kanunilik ilkesi gereği dar yorumlanması gerektiği 06.10.2015 tarih ve 2013/788 Esas 2015/306 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu karanında da belirtildiği üzere "cinsel amaç kavramının dışa yansıyan cinsel içerikli davranışlar "olarak yorumlanmasının hukuk devletinin ve karunilik ilkesinin gereği olduğu, dar yorumun kanunilik ilkesi güvencesine, ve ceza, adaletine de uygun olacağı, bu bağlamda sanığın cinsel amaçla alıkoyduğuna dair türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, sanık hakkında 109/5. maddesinin de uygulanması gerektiğine dair verilen bozma kararına katılmadığımı saygıyla arz ederim. 09.11.2022

...
Muhalif Üye