Hükümlülük, erteleme, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I) Katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine yapılan incemede;
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresi'nin kamu davasına katılmasına karar verilmesi de hükmü temyize yetki vermeyeceğinden, ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,
II) Sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede ise;

1. Adli sicil kaydı bulunmayan ve savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden sanığa kaçakçılık suçlarında yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu, bu miktarın kamu zararı olarak bildirilmesi ve gerektiğinde ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre CMK'nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus ikmal edilmeden, sanığın yanıltılarak gümrüklenmiş değer bildirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2. Gün adli para cezalarının 1 gününün 20 TL'den hesabı sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,

3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1 maddesi yerine TCK'nun 62/2. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
5. 5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde: ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiği halde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz edileceğine karar verilmesi ve TCK'nun 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,

6. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK'nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi yine müsadere ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde "5607 sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince suça konu eşyanın bozulma ihtimali nazara alındığında kararın kesinleşmesinin beklenmeksizin anılan eşyanın tasfiyesine" de hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.