Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, taraflar arasında kira ilişkisi nedeniyle husumet bulunması, olayın tek görgü tanığı olan ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın katılana tehdit sözü söylediğini duymadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında olay esnasında telefonla konuştuğu için tehdit içerikli bir söz söylenip söylenmediğini tam olarak hatırlamadığını, sanığın katılana '' içeri giremezsin, döverim'' dediğini hatırladığını beyan ederek çelişkili ifadelerde bulunması ve iddianame anlatımında belirtilen sözün tanığın beyan ettiği sözden farklı olması karşısında, tanığın aşamalardaki beyanları ile iddianame içeriği arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.