Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;

1-Sanığın, ilk olarak eşi ...'ın evde olmadığı sırada aynı evde birlikte kaldığı kayınvalidesine karşı bıçak göstererek “Kadriye ve çocuğumu bu bıçakla bayrama kadar öldüreceğim, onlara bayram yüzünü göstermeyeceğim” şeklinde tehdit ettikten iki gün sonra tekrar gelerek aynı evin önünde bu kere eşi Kadriye evde iken “Kadriye hanım dışarıya sakın çıkma, seni öldüreceğim” şeklinde dışarıdan bağırarak tehdit ettiğinin ve eylemlerin müşteki Kadriye'ye yönelik olduğunun kabulü karşısında;
Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak gösterilip mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir, ya da mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır.
Yargılamaya konu somut olayda, sanığın, müşteki ... 'ın gıyabında, tanık ...'ya karşı, eline almış olduğu bıçakla "Kadriye ve çocuğumu bu bıçakla bayrama kadar öldüreceğim, onlara bayram yüzünü göstermeyeceğim” diyerek gıyapta tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı, sanığın iki gün sonra işlediği tehdit suçunun da TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamında kalması nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği düşünülmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,

2-Bozmaya uyularak eylemlerin TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyduğunun kabulü durumunda ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.