Mahkumiyet
1)Sanık hakkında mağdur ...'na karşı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Olay tarihinde mağdur ...'ın onbeş yaşını tamamlamamış olduğu bu nedenle sanığın mağdureye karşı eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 109. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, mağdur ...'na karşı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun basit yargılama usulüne tabi olmayan suçla birlikte işlendiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanığın, bir sebebe dayanmayan, katılan Bakanlık vekilinin ise hükmolunan cezada indirim yapılamayacağına, alt sınırdan ceza tayininin hakkaniyete aykırı olduğuna yönelik yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında mağdur ...'a karşı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 Karar sayılı kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığı ve bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli
sayılmadığı bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 109/1,3-f maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ancak; sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, mağdurenin onsekiz yaşında olduğunu beyan ettiğini ileri sürmesi ve olay tutanağında da mağdurenin 1993 doğumlu olduğu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, mağdurenin gerçek yaşının saptanmasından sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.