SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Tüm dosya kapsamına göre, sanıkların müştekiyi arabadan indirdikten sonra sürükleyerek mezar kazdırdıkları yere götürdükleri ve müştekiyi sürüklemek suretiyle cismen acı çektirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ...'in bir nedene dayanmayan, sanık ...'ın sübuta yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.11.2022 gününde üye Hakim ...'in tehditin, hürriyeti tahdit suçunun unsuru olduğu gerekçesi ve karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.

Sanıkların müştekinin dayısı ile aralarında alacak verecek meselesi bulunduğu, olay günü müştekinin dayısına ulaşmak amacıyla müşteki ile buluştukları ve arabaya binmesini istedikleri, müşteki arabaya bindikten sonra müştekiden dayısını aramasını istedikleri, dayısının telefona cevap vermemesi üzerine müştekiyi bırakmayarak
arabayı sürmeye devam ettikleri ve bir müddet sonra sanık ...'in torpido gözünden çıkardığı silahı müştekinin başına dayayarak araçtan inmesini söylediği, silah doğrultmak suretiyle "diz çök erkek gibi öl" dediği, sonra müştekiyi yeniden arabaya bindirdikleri ve çeşitli yerlerde dolaştırdıkları, daha sonra müştekiyi arabanın bagajına kapattıkları, en son Onaç barajı arkasında bulunan düz bir araziye getirdikleri ve başına silah dayayarak beş metre kadar sürükledikleri, silah tehdidi ile mezarını kazmasını istedikleri, müştekiye çukur kazdırdıkları, sonrasında silah doğrultup diz çökmesini istedikleri, müştekinin diz çökmemesi üzerine sanık ...'in çukura doğru ateş ettiği, sonra yeniden arabaya bindirdikleri ve dayısına ulaşması şartı ile affedeceklerini söyledikleri ve aracı benzin istasyonunda yıkattıktan sonra müştekiyi aldıkları yere bırakmaları şeklinde gerçekleşen olayda sanıkların müştekinin hile ile araca binmesini sağladıkları, bu andan itibaren amaçlarının müştekiyi kullanarak dayısına ulaşmak olduğu açık ise de bu amaçla müştekiyi tehdit ederek hürriyetini tahdit etmeye başladıkları ve araçtan inmesini engelledikleri tehdidin amacının müştekinin dayısına ulaşmak olsa bile bu tehdit ile birlikte müştekinin hürriyeti kısıtlandığından, buradaki tehditin hürriyeti tahdit suçunun unsuru oluğu ve tehditlerin hürriyetin kısıtlandığı süreç içerisinde kaldığı bu hali ile sanıkların eylemlerinin kül halinde tehdit ve zor kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, Dairemizin müstakar kararlarınında da hürriyeti tahdit sırasındaki tehditlerin hürriyeti tahdit suçunun unsurları olduğunun kabul edildiği, müştekiye yönelik silahla tehdit eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kapsamında kaldığı için sanıkların, hürriyeti tahdit sırasındaki tehditlerinin amacının burada önem arz etmediği, kanunda sadece cinsel amacın hürriyeti tahdit suçlarında ağırlaştırıcı hal olarak düzenlendiği hürriyeti tahdit devam ederken bu kapsamda yapılan tehditlerin ayrıca cezalandırılmadığı nazara alındığında TCK'nın 44. maddesi gereğince en ağır cezayı gerektiren hile, zor ve silahla tehdit kullanarak birden fazla kişi ile birlikte ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK’nın 109/2-3,a,b maddeleri gereğince teşdiden cezalandırılmaları gerekir iken, eylem ikiye bölünmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit eylemlerinden ayrı ayrı hükümler kurulmasının usul, Yasa ve Dairemizin müstakar kararlarına aykırı olduğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama düşüncesine katılmadığımı saygıyla arz ederim. 09.11.2022