Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.08.2017 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı çocuğa çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaya konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine başvuru yapılmadan açılan davanın öncelikle başvuru şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kusur oranlarının ve davacının maluliyet oranının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle özür durumunun, tüm vücut fonksiyon kaybının oluşmadığı, olay tarihinde 4 yaşında olan davacının geçici iş göremezlik zararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluştuğunu ve buna bağlı olarak operasyonlar geçirdiğini, halen sağ ayağında platinler mevcut olduğunu, raporda özür oranının %0 olarak değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup raporun eksik inceleme neticesinde tanzim edildiğini, taraflarınca davacının geçirmiş olduğu kazaya bağlı olarak daha önce tedavi gördüğü hastaneler tarafından düzenlenen epikriz raporlarının dosyaya sunulmuş olmasına rağmen hiçbir tıbbi evrakın dikkate alınmadığını, dosyanın mevcut hali ile ... Adli Tıp Kurumu'na tevdiine karar verilmesini ve yeni bir maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini belirtmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.08.2017 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın maddi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Sürekli ve geçici güç kaybı, kazanç kavramından ayrı, güç kaybı kuramı içerisinde değerlendirilmesi gereken bir zarar türüdür. Geçici güç kaybına uğrayan kişi, çalışmayan ve kazanç elde etmeyen birisi olsa dahi, geçici iş göremezlik süresince günlük yaşamını sürdürürken, daha fazla güç (efor) sarf edeceği için geçici güç kaybı tazminatı isteme hakkına sahiptir. Somut olayda zarar gören davacının olay tarihinde 18 yaşından küçük olup, gelir getiren bir işte çalıştığı da ispat edilemediğinden tedavi müddeti boyunca geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı bu nedenle talebin reddi gerektiğine ilişkin verilen onama kararına katılamıyorum.