Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2016 tarihinde ...-... karayolu üzeri ... Mahallesi mevkiinde davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile ... sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu davacının eşi ...'ın vefat ettiğini, davacının geçici ve sürekli iş ve güçten mahrum kalacak şekilde yaralandığını, her ne kadar soruşturma dosyasındaki tutanaklara göre tüm kusur davacıya yüklenmişse de bu hususun yargılama aşamasında değişeceğini, davacının eşi ... davacının aracında yolcu olarak bulunduğundan kendisine izafe edilecek bir kusurun olmadığını, 21... plakalı aracın kaza tarihindeki geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini belirterek şimdilik davacının eşini kaybettiği için 1.000,00 TL destekten mahrum kalma tazminatının, davacı lehine 1.000,00 TL cenaze ve defin ve taziye giderinin, davacının iş ve güçten kalma sebebiyle cismani zararlarına karşılık 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.'den alınmasına, dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu olayda davacı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı sürücü ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanı, kazanın oluş şekli, Savcılık soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi kusur raporu ve ATK ... Trafik İhtisas Dairesi'nin 13.04.2018 tarihli bilirkişi kusur raporuna göre davacı sürücü ...'ın trafik kazasının meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunun tespitinde isabetsizlik olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kazadan hemen sonra verdiği ifadede kazanın şoku ile sağlıklı beyanda bulunamadığını, diğer aracın sürücüsü ...'in kendisini kusurlu göstermemek ve cezalandırılmamak için gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığına isim ve adresi bildirilen tanık ...'nin beyanları alındıktan sonra dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesi gerektiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi kusur tespitinde tarafsız üçüncü kişi konumundaki ...'nin ifadesini almadan ve ... Cumhuriyet Savcılığının dosyasına giren ifadeleri dikkate almadan düzenlenen ... soruşturma sayılı dosyasındaki 06.02.2017 tarihli bilirkişi raporu ile 13.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını belirtmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının eşinin vefatı nedeni ile müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile aynı olayda yaralanarak malul kalan davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.