Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 31/05/2003-.../04/2015 tarihleri arasında kargo operatörü olarak davalı şirkette çalıştığını, 11 yıl boyunca çift vardiya ve haftanın 6 günü olacak şekilde çalışma yaptığını, alacaklarının ödenmediğini beyanla fazla mesai ve genel tatil alacaklarını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının fazla çalışma yaptığı zamanlarda ilgili aya ait fazla çalışma ücretinin banka hesabına yatırıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Somut olayda, davacının imzasız ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunan aylarda ücretlerin banka kanalı ile ödendiğinden bahisle ilgili aylar dışlanarak dava konusu fazla çalışma alacağının kabul edilmesi isabetsiz olup söz konusu bordroların imzasız olduğu ve davacının tahakkuk ettirilenin üzerinde yapmış olduğu fazla mesaisini tanık beyanları ile de ispatlayabileceğinin gözetilmemesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle hesap raporunda dışlanan aylarda dikkate alınarak hesaplanacak fazla mesai ücretinden imzasız bordrolarda tahakkuk ettirilerek banka kayıtlarına göre ödendiği tespit edilen fazla çalışma ödemeleri mahsup edilmeli ve sonucuna göre davacının fazla çalışma alacağı hesaplanmalıdır.
Yine davacı işçinin, aynı işyerinde çalışan dava dışı işçi tarafından davalı işveren aleyhine ... 3. ... Mahkemesinin 2015/137 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davanın 08/09/2015 tarihli celsesinde tanık olarak dinlendiği sırada, işyerinde üçlü vardiya sistemine geçildiğini beyan ettiği görülmektedir. Davacının, hakim huzurunda alınan bu beyanları, dosyada mübrez imzasına havi 27/10/2014 tarihli vardiya listesi ile emsal dosyaya göre davalı işyerinde 2014 yılı Mayıs ayından itibaren üçlü vardiya sistemine geçildiği anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında 2014 yılı Mayıs ayından itibaren davacının üçlü vardiya çalıştığı dönem yönünden fazla çalışma yaptığını yazılı belge ile ispatlayamadığı da gözetilerek anılan dönem yönünden fazla çalışma ücreti hesabı hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

3-Ara dinlenme 4857 sayılı ... Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. ... Kanunu'nun 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. Maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut olayda, davacı, haftanın altı günü 20.00-07.00 ya da 24.00-10.00 saatleri arası çalıştığını ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise davacının fazla mesai ücretlerinin ödendiğini savunmuştur. Mahkemece tanık beyanlarına itibarla davacının 30/04/2010-.../04/2015 tarihleri arası dönemde haftanın altı günü bir hafta 20.00-....30 saatleri arası, bir hafta ise 24.00-11.30 saatleri arası 1 saat ara dinlenme çalıştığı ve bir hafta 12 saat diğer hafta 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de davacının 24.00-11.30 saatleri arası çalıştığı kabul edilen hafta yönünden talebi aşılarak ve yasal ara dinlenme süreleri dikkate alınmaksızın hesaplama yapılması hatalı olmuştur.

4-Davacı işçinin, aynı işyerinde çalışan dava dışı işçi tarafından davalı işveren aleyhine ... 3. ... Mahkemesinin 2015/137 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davanın 08/09/2015 tarihli celsesinde tanık olarak dinlendiği sırada, “Vardiyaya denk gelmesi halinde bayram sabahına kadar dini bayramlarda çalışıldığını, ancak diğer günlerde çalışılmadığını, 29 Ekim, yılbaşı ve 1 Mayıs günlerinde çalışma olmadığını” beyan ettiği görülmektedir. Davacının, hakim huzurunda alınan bu beyanları ile emsal dosyaya göre 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 28 Ekim günü (yarım gün) dışında ... bayram ve genel tatil çalışmasını ispatlayamadığı gözetilerek anılan günler dışında da çalıştığı kabul edilerek ... bayram ve genel tatil ücreti hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.