Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 21/10/2011-05/08/2014 tarihleri arası sağlık teknisyeni olarak görev yaptığını, işyerinde 24 saat çalışıp 24 saat dinlenerek çalışıldığını, davacının ... sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, yurtdışı hasta nakil ücreti, ... bayram ve genel tatil, hafta tatili, fazla mesai alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, dosya içeriği ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı işçi davalı işyerinde 2011-2014 yılları arasında bir gün çalışıp bir gün dinlenmek suretiyle görev yaptığını ileri sürmüş, davalı işverense davacının fazla mesai alacağı olmadığını savunmuştur. Karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacı tanığın davacı ile birlikte çalıştığı 2011 yılı Eylül ayından 2012 yılı Ekim ayına kadar geçen dönem yönünden davacının 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiği, 1 hafta 4 gün, 1 hafta 3 gün çalışması bulunduğu, günlük 10 saat ara dinlenme ile yalnızca 4 gün çalışılan haftalarda haftalık 11 saat fazla mesaisinin hesaplandığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının hesaplanan fazla mesai alacağının kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiği, bir hafta 3 gün bir hafta 4 gün çalıştığı, kabul edilen günlük 10 saat ara dinlenmeye göre ... Kanunu’nun 63. madde hükmü gereğince, haftalık normal çalışma süresi dolmamış olsa dahi günlük 11 saati aşan çalışmaların fazla çalışma sayılması gerektiği değerlendirildiğinde davacının günlük 3 saat fazla mesai yaptığı ve ilk bir hafta (3x3=) 9 saat, takip eden hafta ise (4x3=) 12 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yalnızca 4 gün çalışan haftalar yönünden haftalık 11 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti hesabı yapılması hatalı bulunup, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24/09/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.