SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Olayın tek tanığı olan katılanların karşı daire komşuları ...' nın aşamalardaki anlatımlarında, sanık ile temyiz dışı sanık ...' ı katılanların kapısının önünde gördüğünü, sanıkların, mağdur ...' e babasının evde olup olmadığını sorduklarını, bir sanığın evin içerisine girdiğini, diğer sanığın kapının önünde beklediğini, tehdit içeren söz duymadığını belirtmesi ve mağdur ...' in yaş küçüklüğü nedeniyle huzurunda ifadesi alınan yeminli sosyolog bilirkişinin duruşmada mağdurun ifadesini öğretilen doğrultuda verdiğini tespit etmesi karşısında; mağdurun beyanının suçlamaları kabul etmeyen sanığın beyanına ne suretle üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre ise;
a-Sanık ile oğlu temyiz dışı sanık ...' ın katılanların evine birlikte gittikleri, ancak sadece temyiz dışı sanık ...' ın evin içerisine girdiği, temyiz incelemesine konu sanığın ise kapının önünde beklediği olayda; konut dokunulmazlığını ihlal suçunun birlikte tasarlanıp işlendiğinin hangi gerekçe ile kabul edildiği hususunun açıklanıp tartışılmaması,
b-Olayın gerçekleşme saatinin mağdur ve tanık anlatımlarında farklılık gösterdiği gözetilerek bu husus tartışılıp değerlendirilmeden sanığın aleyhine olacak şekilde suçun gece işlendiğinin kabulü ile TCK' nın 116/4. maddesi ile hüküm kurularak fazla ceza tayini,
3-Sanık hakkında TCK' nın 106/1-1. maddesi uyarınca tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...' ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 3. maddedeki hüküm açısından diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.