Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalıya 10,000,00 TL borç verdiğini, davalının davacıya 25/06/2004 vade tarihli 10,000,00 TL meblağlı senet verdiğini, borcun vade tarihinde ödenmediğini, alacağın tahsili için Sarıgöl İcra Müdürlüğünün 2010/63 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, 10,000,00 TL asıl alacak, 8,674,00 TL si işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 18,674,00 TL talep edildiğini, davalı borçlunun borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davalı borçlunun kötü niyetli olduğunu, davacı ile anlaşmak için aracı gönderdiğini, borç miktarında indirim yaptıramayınca itiraz ettiğini, amacının takibi durdurup kendisini anlaşmaya zorlamak olduğunu, davalı borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu belirterek; Sarıgöl İcra Müdürlüğünün 2010/63 Esas sayılı dosyasına borçlu davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, işin aslının davacının dava dışı ...'na borç verdiğini, bu kişiye güvenmediği için kendisinden bono aldığını, ancak bu bononun 10,000,00 TL lik değil 2,500,00 TL lik olduğunu, bu 2,500,00 TL lik borcun dava dışı ... tarafından ödendiğinin kendisine bildirildiğini, bu sebeple borca itiraz dilekçelerinde borcun tamamına itiraz ettiklerini, ancak dava açıldıktan sonra ... ile yaptığı görüşme sonucunda 2,500,00 TL sinin ödenmediğini öğrendiğini, borcun bu miktarını kabul ettiğini, asıl alacak olan 2,500,00 TL lik kısmına ilişkin kabulü dikkate alınarak karar verilmesini, davanın 7,500,00 TL lik asıl alacak ve ferileri yönünden sabit olmadığından reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile; Sarıgöl İcra Müdürlüğü tarafından yürütülen 2010/63 esas sayılı takibin 2500,00 TL üzerinden takibin devamına, 7500,00 TL üzerinden ise davanın reddi ile takibin iptaline, takibin devamına karar verilen 2500.-TL'si üzerinden %40 icra-inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı, icra takibinde ve yargılama aşamasında ibraz ettiği 25.06.2010 vade tarihli 10.000.000.000 TL bedelli senede dayanmış, davalıya 10.000,00 TL borç verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının dava dışı ...'na 2.500,00 TL borç verdiğini, davacının Salih'e güvenmediği için kendisinden 2.500,00 TL.lik senet aldığını, davayı bu miktara ilişkin olarak kabul ettiğini, 7.500,00 TL.lik asıl alacak ve ferileri için davanın reddine karar verilmesini savunmuş, senetteki yazıların kendisinin eli ürünü olmadığını, senette sahtecilik yapıldığı yönünde herhangi bir savunması da yoktur. Hal böyle olunca davalının bu savunması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşünce ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 33.62 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 111.50 TL temyiz harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.