Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine
mahkûmiyet

Dosya incelendi

Sanığın yokluğunda verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın tebliğ edildiği 02/12/2013 tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, gerekçeli karar tebligatının usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı 01/12/2015 tarihli 2015/507 esas ve 2015/843 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, sanığın yaptığı itirazın, 14/11/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olmaları nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın diğer yönleri incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.