Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,53/, 63.maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,53/6,63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı olduğuna ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20.02.2017 günü saat 12.40 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal içi, bölünmüş, 70 km/s hız sınırının bulunduğu, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz üç yönlü kavşağa geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek istikametine göre yolun solunda bulunan orta refüje çarptıktan sonra savrularak yolun sağında bulunan yaya kaldırımına çıkıp kaldırımda yürümekte olan üç yayaya çarpması neticesinde üç yayanın öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile 19.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın aracı ile seyir halinde iken dikkatini yola vermemesi ile aracın hızını aracın teknik özelliğine, trafik durumunun icap ve şartlarına uydurmaması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılmadan belirlenmesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 6.Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2025 tarihinde karar verildi.