İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; işveren sanığın gerekli önlem ve tedbirleri almayarak asli ve tam kusurlu olduğuna ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08/04/2016 suç tarihinde diğer sanık ...'e ait Ankara .... ... Mahallesi .... Sk. Park ... Sitesinde duvar kırım işleri için sanık ... ile taşeron olarak anlaşması sonucu, inşaatta işçi olarak çalışan ... ün çalıştığı inşaatta 8-9 metre yükseklikten düşerek olay yerinde öldüğü olayda, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile; inşaattaki işin sahibi olan diğer sanık ... ile taşeron olan ve ölen işçiyi olarak çalıştıran sanık ...'in yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliği gereği mevcut inşaat alanının içinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, işe uygun iş ekipmanı ve iskele kullanılmadığı, baret, paraşüt tipi emniyet kemeri ve yaşam halatı gibi kişisel koruyucu ekipmanların işçiye verilmemesi nedeniyle birinci dereceden sorumlu oldukları kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kazanın meydana geldiği yerin sorumluluğunun kime ait olduğu ve sanık ...'ın ölenin işçinin işvereni, diğer sanık ...'ın taşeronu olup olmadığı konusuna ilişkin olarak dosya kapsamında sanık ...'in tüm aşamalarda herhangi bir işi üstlenmediği, sadece işi yönlendirdiğini, herhangi bir denetim gözetim yükümlülüğü olmadığına ilişkin savunmaları ile, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin mevcut olmaması, taraflar arasında yapılan işe ilişkin anlaşma ve ödeme yapıldığına dair delil bulunmaması, dinlenen tanık Mithat'ın beyanları ile işin asıl sahibinin sanık ... olduğunu, kendisinin sanık ... ile anlaştığını, diğer sanık ...'ın sadece aracılık yaptığını, olayda bir menfaati olmadığını en başında kendisine söylediği ve diğer tanıklar ..., ... ve ...'de sanık ...'ın kendilerince iş sahibi/ taşeron olarak bilinmediğini beyan ettikleri karşısında, sanık ...'in ölen işçinin patronu veya işvereni, diğer sanık ...'ün de taşeronu olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yargılamanın başından beri alınan savunmalarında ısrarlı ve tutarlı biçimde yüklenen suçlamayı kabul etmeyen ve sanık hakkında, beraat kararı verilmesine ilişkin mahkemenin kararı hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 29.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.