SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

1- Sanık ... hakkında kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın, atılı suçları işlemediğine, suç işleme kastı olmadığına, kendisine iftirada bulunulduğuna, kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre; sanık ...' in henüz aralarında ayrılık ya da boşanma kararı olmayan eşinin yanında kalan kızı mağdur ... ile vakit geçirmek için okulunun önüne gittiği, kızını alıp dışarı çıkarmak istediği sırada okul yetkililerinin mağdurun annesinin talimatı bulunduğunu söyleyerek sanığa engel oldukları ve kolluk görevlilerine ihbarda bulundukları, olay yerine polis memurlarının gelmesiyle mağdur kızını götüremediği olayda sanığın velayet yetkisinin kendisinden alındığına dair dosyada belge bulunmadığı, olay tarihinden önce alınmış önleyici tedbir kararının da olmadığı, sanığın eşiyle ayrı yaşasa da mağdur kızının velayet yetkisini birlikte kullandıklarının anlaşılması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,

3- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini, dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen ve seçimlik hareketli bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit niteliğindeki davranışların yanı sıra engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanık ...' in henüz aralarında ayrılık ya da boşanma kararı olmayan eşinin yanında kalan kızı mağdur ... ile vakit geçirmek için okulunun önüne gittiği, kızını alıp dışarı çıkarmak istediği sırada okul yetkililerinin mağdurun annesinin talimatı bulunduğunu söyleyerek sanığa engel oldukları ve kolluk görevlilerine ihbarda bulundukları, olay yerine gelen polis memurlarına sanığın, mağdurun kendi kızı olduğunu söylediği ve velayet yetkisinin kendisinden alındığına dair belge bulunmadığı halde kendisine engel olmaya çalışan polis memurlarına müdahale ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın sahip olduğu velayet hakkını kullanma çerçevesinde atılı eylemi gerçekleştirdiğinden, olayda 5237 sayılı TCK'nın 26. maddesi uyarınca hakkın kullanılması niteliğinde hukuka uygunluk sebebi olduğundan atılı suçtan sanık hakkında ceza tayin edilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.