TCK.nın 272. maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması ya da mahkeme veya yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılmasının zorunlu bulunması, başka deyişle hukuksal bir uyuşmazlığa konu bir olayla ilgili olarak bilgisini aktaran kişinin yasalar gereği “tanık” sıfatıyla dinlenilmesi gerekli olup, anılan suç, kendisinin katılmadığı olaylara ilişkin bildiklerini tanık dinlemeye yetkili merciler önünde açıklamaya zorunlu olan kimselerin yalan söylemesi veya gerçeği inkar etmesi yahut dinlendiği konudaki bilgilerini az veya çok söylememesi ile gerçekleşir. Suçun oluşumu için yasa koyucu yalan tanıklığın sadece ceza soruşturma ve kovuşturmalarında gerçekleşmesini aramamış, hukuk davalarında veya idari soruşturma yapan merciler önünde gerçekleşen yalan tanıklık da suç kapsamında değerlendirilmiş, ancak tanıklık yapılan makamın “mahkeme” veya “yemin ettirmeye yetkili kişi veya kurul” olması ise daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal sayılmıştır.
Somut olayda sanık ...' in, daha önce çalıştığı işyeri olan ... ve ... ... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine iş mahkemelerinde açılan davalarda tanık sıfatıyla dinlendiği, Adana 3. İş Mahkemesi' nin 2014/585 E. Sayılı dosyasında tanık sıfatıyla alınan ifadesinde özetle "iş yerinde vardiyalı çalışmıyorduk, sadece kağıt üzerinde vardiya vardı" şeklinde beyanda bulunduğu halde, Adana 6.İş Mahkemesi' nin 2014/391 E. sayılı dosyasında tanık sıfatıyla alınan ifadesinde özetle; "2010 yılı öncesi ve sonrasında iş yerinde iki vardiya vardı, 2010 yılı sonrasında çalışma saatlerimiz bir saat düşürüldü" şeklinde beyanda bulunarak, iki ayrı mahkemede aynı işyeri ve aynı çalışma dönemlerine ilişkin farklı beyanlarda bulunmak suretiyle üzerine atılı yalan tanıklık suçunu işlediği gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi - E. 2020/10759 - K. 2022/16108
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 8. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2020/10759 |
| Karar No | 2022/16108 |
| Karar Tarihi | 08.11.2022 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü