Mahkumiyet (sanık ... hakkında), beraat (sanık ... hakkında)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki beraat; müdafiin ise sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemine uyan keza sanık ...'nın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1-2. madde ve fıkralarında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan beraat eden sanık ... bakımından 27.03.2014 tarihli sorgu; sanık ... açısından ise 03.03.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında aslî dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.