Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi inşaat yüksek mühendisi olarak 2004 Ağustos ayında emekli olduğunu, davalı şirketin ... Şubesinde Eylül 2004 yılında yardımcı yapı denetim elemanı olarak çalışmaya başladığını, aylık net 1200,00 TL ücret ile çalıştığını, ücret alacakları ödenmediği için ... sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek; 2012 yılı eksik ödenen ücretlerine ilişkin şirket sahibi ve müdürü ... ile 24.09.2013 tarihinde 20000 TL tutanak düzenlendiğini, eksik ödenen 4600 TL için icra takibi yaptığını, bu takipten ayrı olarak 24.09.2013 tutanak tarihi sonrası ödenmeyen 2013 yılı üç ay ücreti, 2014 yılı tüm aylara ilişkin ücretleri, 2015 yılı üç ay ücreti olmak üzere 21600 TL ücret alacağı ile kıdem tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında kural olarak farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün değildir. Ancak bu gibi durumlarda işçilik alacakları hesabı noktasında hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, hizmet sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi ve birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunduğu gerekçesi, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. Somut olayda, davacının çalıştığını ileri sürdüğü 2004- 2015 yılları arasında 14.09.2012 – 28.02.2015 ARASI 1039413 numaralı davalı işyeri dışında; ....05.2004 - 31.12.2007 arası ... numaralı; 23.04.2008- 26.04.2009 arası ... numaralı, 13.10.2009- 02.09.2012 ARASI ... numaralı farklı işyerlerinde giriş - çıkış kaydı olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddia ettiği01.09.2004-31.12.2007 arası, 23.04.2008- 26.04.2009 ARASI, 13.10.2009- 02.09.2012 ARASI, 14.09.2012 – 28.02.2015 ARASI olmak üzere toplam 9 yıl 9 ay 10 gün hizmet süresi üzerinden hesaplama kabulü ile sonuca gidilmiş ise de varılan sonuç eksik incelemeye dayanmaktadır. Mahkemece davacıya ait hizmet döküm cetvelinde yer alan ve iddia edilen çalışma tarihi aralığında bulunan işyerlerinin kime ait olduğunun belirlenmesi amacıyla ilgili işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi ve Ticaret Sicil kayıtları getirtilmeli, davalı ile davacı adına çalışma bildiren dava dışı diğer işverenler, şirket ortakları, işyeri adresleri araştırılarak davalı ile aralarında asıl işveren alt işveren, işyeri devri, organik bağ, birlikte istihdam gibi hukuki ilişki bulunup bulunmadığı yöntemince değerlendirilmeli, varılacak sonuca göre davalı şirketin sorumlu olduğu çalışma süresi belirlenmeli, çalışma süresine göre talep konusu alacaklar hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.