Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde “mutfak ustabaşısı” (Kebapçı) olarak 1 Ekim 2005 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını, işverence ... sözleşmesine haklı bir sebep olmadan son verildiğini, bir süre boş kalması sebebiyle yurtdışında bulunan kardeşi tarafından yurtdışına davet edildiğini, bunun üzerine davacının vize alabilmek için davalı işyerinden bir belge istediğini ve bu belgenin kendisine verildikten sonra vizesini alarak 21 Ekim 2005 tarihinde yurtdışına gittiğini, davacının yurtdışına çıkışı fırsat olarak kullanılarak tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının Almanya’da yaşayan kardeşlerinin kendisini Almanya'ya çağırması ve ısrarcı olmaları karşısında orada çalışmak için kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda ... sözleşmesinin davalı tarafından haksız bir şekilde sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı yasal süresi içerisinde davalı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasında, ... sözleşmesinin işverence kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Davacı 1.10.2005 tarihinde işten çıkarıldığını, ... bulamaması üzerine kardeşlerinin yurtdışına daveti üzerine işyerinden belge alarak 21.10.2005 tarihinde yurtdışına gittiğini öne sürmüş; davalı ise davacının yurtdışına gitmek için ... sözleşmesine kendisinin son verdiğini savunmuştur. Dosya içerisinde yazılı bir fesih bildirimi bulunmamaktadır. Davacı tanığı olarak dinlenilen ... ve ...’ın feshe ilişkin görgüye dayalı beyanları bulunmadığı gibi davacı tanıklarından ...,davalı vekilinin sorusu üzerine “davacının kardeşleri tarafından Almanya’ya çağırılması sebebiyle işten çıkartıldığı” şeklinde hayatın olağan akışına uygun düşmeyen kendi içerisinde çelişkili bir beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ise davalı savunmasına uygun şekilde, davacının ailevi sorunlar yaşadığını, bu nedenle yurtdışında bulunan kardeşinden davetiye istediğini, davacının evraklarının bizzat kendisi tarafından hazırlandığını ve vizesi gelince de davacının işi bırakıp Almanya’ya gittiğini beyan etmiştir. Davacı ... bu davayı fesihten 9 yıl 7 gün sonra açmış olup, 15.11.2008 tarihinden beri de ...’de olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlar ile birlikte dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... sözleşmesine Almanya’ya gitmek için davacının kendisi tarafından son verildiği kanısına varıldığından Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.