Düşürülme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, Mahkemece suç ve hüküm tarihleri arasında 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiş ise de zamanaşımını kesen son işlem 25.12.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri olmakla asli dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ayrıca son suç tarihi olan 2009 yılı ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin de gerçekleşmediği, yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA ancak inceleme tarihi itibarıyla ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alındığında, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.