Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretine münhasır olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların eylemlerinin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sorgu tarihi olan 19.01.2011 ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2021/10398 - K. 2025/5158
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2021/10398 |
| Karar No | 2025/5158 |
| Karar Tarihi | 09.04.2025 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat