Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005- 2013 yılları arasında 1800,00 TL net ücret ile dekor tasarım- montaj elemanı olarak davalı işyerinde çalıştığını, ... sözleşmesinin işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek ... Kanunu 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, eksik ödeme yapıldığını, 08.30-18.30 saatleri arası 6 gün çalışma yaptığı ve haftada 3-4 gün 24.00'e kadar çalışma yaptığı, ... bayram genel tatil günleri çalıştığı halde karşılığının verilmediğini, Temmuz-Ağustos ücreti ve asgari geçim indirimlerinin ödenmediğini ileri sürerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 1.258,90 TL bordro ücreti ile çalıştığını, etkinlik işi yapıldığından işlerin ekip çalışması gerektiğini davacının ise sürekli rapor alıp işi aksatması sebebi ile ... sözleşmesinin sonlandırıldığını savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
... sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında ... sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu'nun 323. maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, ... sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı ... sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır.
Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanun'un 8. ve 37. maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, ... sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır.
Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, ... yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, ... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, dekor tasarım montaj elemanı çalışan davacı net 1.800,00 TL ücret aldığını, ücretin yarısının bankaya yatırıldığını, kalan ücretin ise elden ödendiğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise davacının 1.258.90 TL bordro ücreti ile çalıştığını savunmuştur. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları davacının aldığı ücreti doğrulamıştır. Davalı tanıkları tarafından ücrete ilişkin bilgi verilmemiştir. Dosya içerisinde yer alan 2013 yılı Ocak –Ağustos arası ücret bordrolarının imzalı olduğu ve son ay ücret bordrosunun davacı tarafından tüm hakları saklı kalmak kaydı ile imzalandığı görülmüştür.
Sosyal - ... Sendikasından yapılan emsal ücret araştırması sonucunda net 2.000,00 TL ile ücret ile çalışabileceği bildirilmiştir.
Mahkemece davacının 8. Ay bordrosuna ilişkin itirazi kaydının bulunduğu, dinlenen davacı tanıklarının davacının ücretinin 1.800,00 TL olduğunu, ücretin bir kısmının elden, bir kısmının da banka aracılığıyla ödendiğini beyan ettikleri gerekçesi ile davacının ücretinin net 1.800,00 TL brüt 2.676,50 TL olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul dosya kapsamına uygundur. Ne var ki, mahkemece davacı iddiası kabul edildiği halde ilk Bilirkişi raporunda davacının net 1.800,00 TL- brüt 2.676,50 TL ücreti üzerinden yapılan hesaplamalar yerine davalının itirazı üzerine alınan ek bilirkişi raporundaki bordro ücreti 1258.90 TL üzerinden hesaplamalara göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasındaki davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut olayda; davacı haftanın 6 günü 08.30-18.30 arası çalıştığını, hatta 3-4 gün 24.00'e kadar çalışmanın devam ettiğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise çalışma saatlerine ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. Davacı tanıklarından ... alınan beyanında "mesaisi sabah 9 akşam 18: 00 arasındaydı, fazla mesai yapılır, ... yoğunluğuna bağlı olarak bazen haftada 3-4 gün bazen daha fazla bazende ise hiç olmuyordu, Haziran Temmiz ayları hafiftir, diğer aylar yoğundur, Ocak-Şubat-Mart ve Ekim--Kasım-Aralık aylarında çok yoğundur, fazla mesai yapılır, günde maksimum 6 saatte çalıştığımız olur daha fazla da çalıştığımız olur, cumartesi günleri 09-15 arası çalışılıyor," demiştir. Davacı tanığı ... ise ; " mesai sabah 9 akşam 18 arasıydı, mesaiden sonra çalışmamız oluyordu, haziran ve temmuz ayı dışında yoğun geçer, bunun dışında sabaha kadar çalıştığımız dahi oluyordu, etkinlik sektöründe olduğumuz için bir kurulum 6 saatten aşağı sürmez, bu mesaiden sonra yapılırdı," şeklinde ifade etmiştir. Davalı tanıkları ise fazla çalışmanın ayda 3-4 defa olduğunu, fazla çalışma yapıldığında ya bordroda karşılığının verildiğini ya da süre olarak kullandırıldığını, cumartesi-pazar bir organizasyon olursa ancak çalıştıklarını belirtmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tanık beyanları esas alınarak fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmıştır. Davacının hafta içi 09.00-18.00 saatleri arası çalıştığı ve hafta içi fazla çalışması bulunmadığı, cumartesi 09.00-15.00 arası 6 saat çalışması ve haftada üç gün kurulum sebebi ile 6 saatten 18 saat fazla çalışma toplamı 24 saatten 4 saat ara dinlenme düşerek 20 saat fazla çalışma yaptığı ancak ... sözleşmesinde haftalık 8 saat ücrete dahil yazılı olduğu için 8 saati dışlayarak haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile yapılan hesaplama mahkemece hüküm altına alınmış ise de hesaplama hatalı olmuştur.
Davacının hafta içi beş gün 09.00-18.00 arası çalışma ile cumartesi 09.00-15.00 arası çalışmadan 1 saat ara dinlenme düşümü ile haftalık 45 saat çalışma yaptığı, haftanın üç günü kurulum sebebi ile 6 saat çalışma sonucu 1'er saat ara dinlenme düşülerek haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı ... sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu yazılı olduğu için yılda 270 saat yani ayda 22.5 saatin ücrete dahil olduğu kabul edilerek fazla çalışma ücret alacağı tanıkların davacı ile birlikte çalışma süreleri ile bağlı kalınarak hesaplanmalı ve hesaplanan miktardan uygun bir indirim ile alacak değerlendirilmelidir.
Belirtilen sebeplerden ötürü karar bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 24.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.