Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça dava dilekçesinde diğer taleplerinin yanısıra 10.000,00 TL fazla çalışma ücreti alacağı talep edilmiş, ıslah dilekçesinde ise 10.000,00 TL olan fazla çalışma alacağı talebinin 14.563,92 TL olarak ıslah edildiği açıklanmış, toplam dava bedelinin 13.000,00 TL’den 41,307,73 TL'ye çıkarıldığı ve %35 hakkaniyet indirimi yapıldığı belirtilerek ıslah talebinin kabulü talep edilmiştir. Dosya içinde bulunan ödenen ıslah harcına ilişkin sayman mutemedi alındısında yer alan miktarın da dava dilekçesi ile ıslah dilekçesindeki miktarlar arasındaki farka ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken, Mahkemece, %30 indirim yapıldıktan sonra net 15.684,22 TL fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmesi talep aşımı olup karar bu yönden hatalıdır.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.