Düşürülme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan ...'ün kendisine yönelik, katılan ... vekilinin ise katılanlar ... ve ...'e yönelik zincirleme tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1. maddelerinde düzenlenen tek bir zincirleme tefecilik suçunu oluşturacağı, bu suçun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, atılı suça ilişkin olarak Mahkemece kamu davasının suç ve hüküm tarihleri arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşürülmesine karar verilmiş ise de tüm dosya kapsamına nazaran lehe yorumla suçtan zarar görenlerin faiz karşılığı ödünç para aldıkları tarihin en son 27.09.2009 olarak kabulü gerektiği, buna göre hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ve katılan ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddeleri gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak hükümden sonra ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alındığında, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.