SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/17 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. Katılan Vekilinin Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Verilen Kararlara Yönelik Temyiz Talebi
Sanıkların birlikte hareketle, ...'nın yetkilisi olduğu ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 7036165 seri nolu 21.000,00 TL meblağlı çeki sahte olarak oluşturdukları ve sanık ...'un bu çeki borcuna karşılık olarak, hakkında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığna dair karar verilen ve tanık sıfatıyla beyanı tespit olunan ...'ya verdiği, ...'nın çeki bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği iddia edilen olayda, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ... olduğu, ...'nın bu suçun mağduru olmamakla 5271 sayılı CMK’nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği sanıklar hakkında bu suçtan verilen kararları temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı, dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ...'nın bu suç yönünden açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne dair kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, ... vekilinin bu suçtan verilen kararlara yönelik temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, her iki sanık yönünden 25.11.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Cumhuriyet Savcısının Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Verilen Kararlara Yönelik Temyiz Talebi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanıkların birlikte hareketle, ...'nın yetkilisi olduğu ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 7036165 seri nolu 21.000,00 TL meblağlı,... adına keşide edilen ve 1. cironun bu isimle yapıldığı çeki sahte olarak oluşturdukları ve sanık ...'un bu çeki borcuna karşılık olarak, hakkında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığna dair karar verilen ve tanık sıfatıyla beyanı tespit olunan ...'ya verdiği, ...'nın çeki bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği iddia edilen olayda, sanık ...'un, suç konusu çeki 0... nolu telefonu kullanan ... isimli şahsın kendisine verdiğini savunması, sanık ...'ın ... isimli şahsı tanımadığını, ona çek vermediğini ancak 0... nolu telefonu kullandığını savunması, katılan ...'nın, 2013 yılının Temmuz ayında ortağı olduğu ... Amb. San. Tic. A.Ş.'ye ait çeklerin bir kısmının haberleri olmadan alındığını, yine bazı çeklerin de kopyalanmak ve imzasının taklit edilmek suretiyle piyasaya şirket mali müşaviri ... ve muhasebe müdürü ... tarafından sürüldüğünü öğrenmesi nedeniyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, buna ilişkin soruşturmanın 2013/11748 numarası ile devam ettiğini beyan etmesi, ... ve Sahtecilik Uzmanı tarafından düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda, 1. ciranta imza ve yazılarının sanık ...'ın elinden çıktığının, 2. ciranta yazı ve imzalarının sanık ...'un elinden çıktığının tespit edilmesine karşılık Adli Tıp Kurumu Raporu'nda, söz konusu 1. ciranta imzasının sanık ...'in elinden çıkıp çıkmadığının tespit edilemediğinin belirtilmesi ve tanık...'ın anlatımları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, çekteki 1. cironun sanık ...'ın eli ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor temini ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 2013/11748 nolu soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması ve gerekmesi hâlinde şirket mali müşaviri ... ve muhasebe müdürü ...'nun beyanlarının tespiti ve sanık ...'un 09.03.2013 tarihli kolluk beyanında bu çeki, tanık Veysel'e 2012 yılında aralarında gerçekleşen ticari ilişkiden doğan borç karşılığında verdiğini beyan etmesi karşısında bu hususun tanıktan da sorulması suretiyle toplanan tüm delilere göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.