Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini de temyiz ettiği, Mahkemenin 04/02/2016 tarihli ek karar ile CMUK’nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine karar verdiği, sanığın ek karara yönelik temyizinin bulunmadığı belirlenerek, dosya görüşüldü:

Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın, olay günü katılanların evinin önüne gelerek bağırdığı ve sesini duyup dışarı çıkan katılanları tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

2-Kabule göre de; sanık hakkında katılanlar ... ve ...’ye yönelik tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesi uyarınca, TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; sanık hakkında tehdit suçuna ilişkin 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.