Hakaret suçundan mahkumiyet, diğer suçlardan beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasına CMK'nın 237/2. maddesi hükmü uyarınca katılmasına, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, keza 3628 sayılı Kanunun 18. maddesinde "...varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir." hükmünün yer aldığı, sanığın kamu görevlisi olmadığı ve hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkı olmadığı anlaşılmakla, İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanığın hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan ...'nın görevli memura direnme suçundan verilen beraat hükmüne, katılanlar ... ve Hazine vekillerinin rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hakaret suçunu alenen işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve hüküm kurulurken seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra TCK'nın 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübuta kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanığın, katılanlar ... ve Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 23/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.