Taksirle öldürme suçundan sanık ...'nun mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından, sanık ... sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından, sanıklar ... ve ...'ün beraatlerine ilişkin hüküm ise katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezaların adli para cezasından ibaret ve on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Karayolları ... 2.Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ihale neticesinde ...-... yol yapım işinin ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortaklığına verildiği, anılan yol yapım işinde kullanılacak malzemeleri temin amacıyla ... ortaklarından ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin ruhsat sahibi olarak kireçtaşı kırma ve hazır beton üretimi işini üstlendiği ... ili ... ilçesi Seki köyünde kurulu maden ocağında, ... ortaklığının sigortalı işçisi, paletli ekskavatör operatörü ...'nin taş ocağındaki kayaları kamyona yükleme işini tamamladıktan sonra kullandığı aracı park etmek isterken, basamaktan düşen ekskavatörün sağa doğru devrilmesiyle, operatörün ölümüyle sonuçlanan olayda;
(I)Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin yönetim kurulu başkanı ve yetkilisi olduğu, teknik nezaretçi tarafından kendisine tebliği yapılan 6.maddesinin 6.fıkrasında ''Yükleme, boşaltma ve manevra yapılan işyerlerinde, manevracı, harmancı veya o işyerinde kumanda vermeye yetkili bir şahıs kumanda işi ile görevli olmadıkça yükleme, boşaltma ve manevra işleri yapılamaz'' ibaresinin yer aldığı yönergeye uymayarak, ekskavatörün yükleme yapması sırasında anılan operatöre, kumanda vermeye yetkili bir kimsenin bulundurulmasını sağlamadığı, dosya kapsamından 3 vardiya halinde çalıştırıldığı anlaşılan maden ocağında, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği 146.maddesine göre zorunlu olmasına karşın olayın vuku bulduğu 00.00-08.00 saatleri arasındaki vardiyada teknik eleman görevlendirmesi yapmayarak ölenin çalışmasını tamamen kendi insiyatifine bıraktığı ve imzasının bulunduğu teknik nezaretçi defterinin 13/06/2011 tarihli 7 nolu sayfasında 13 metre civarındaki basamak yüksekliğinin düşürülmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen kazadan sadece 10 gün önceki 28/07/2011 tarihli 10 nolu sayfasına göre bu ölçünün azaltılması için gerekli önlemleri aldırmayarak ölenin idaresindeki ekskavatöre uygun olmayan yükseklikte seyretmek suretiyle kazanın gerçekleşmesine asli kusuruyla sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında mahkemece sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur durumuna, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ve ceza miktarına ilişkin, katılanlar vekilinin ceza miktarına ve TCK'nın 50. maddesinin uygulanmaması gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
(II)Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Maden ocağının teknik nezaretçisi ve şefi olan maden mühendisi sanığın, ekskavatörün seyrettiği yolların uygun malzeme ile tesviye edilerek basamak yüksekliğini uygun seviyeye indirilmesi ile kendi idaresindeki işçinin ... taramasından geçirilmesini ve eğitim aldırılmasını sağlamadığı, ekskavatörün devrilmesi halinde işçinin sıkışmasını önleyici sistem kurulması için ve dosya kapsamından 3 vardiya halinde çalıştırıldığı anlaşılan maden ocağında, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği 146.maddesine göre zorunlu olmasına karşın olayın vuku bulduğu 00.00-08.00 saatleri arasındaki vardiyada teknik eleman görevlendirmesi hususunda işverene uyarıda bulunmadığı gözetildiğinde anılan davranışlarıyla neticeye tali kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşıldığından mahkemece sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur durumuna ve TCK'nın 50.maddesinin uygulanması gerektiğine dair, katılan vekilinin ceza miktarı ile eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
(III)Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
... ortaklarından ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olan ve aynı zamanda anılan ortaklığın üstlendiği yol yapım işinde şantiye şefliği görevini yürüten sanık ...'ün ve bahsi geçen yol yapım işini üstlenen ortaklıkla arasında akdettiği ... güvenliği uzmanlığı sözleşmesine göre anılan ... yerinde ayda 3 gün ... güvenliği hizmeti vermekle yükümlü olan B sınıfı ... güvenliği uzmanı sanık ...'nun;
Kazanın meydana geldiği maden ocağında herhangi bir yetkilerinin yahut sorumluluklarının bulunmadığı anlaşıldığından haklarında mahkemece verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından faillerin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Ceza Dairesi - E. 2020/3975 - K. 2022/8161
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 12. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2020/3975 |
| Karar No | 2022/8161 |
| Karar Tarihi | 08.11.2022 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"