Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanığın tefecilik suçundan beraatine karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması bakımından, sanığın suç tarihlerinde kiracısı olan .... tarafından iş yerinin yakıldığına ilişkin savunmasının doğruluğunun araştırılması ve varsa yangın olayına ilişkin evrakların temin edilerek dosya arasına getirtilmesinden, katılanların sanıktan ödünç para alması hususunda aracılık yaptığı iddia edilen ve fakat aşamalarda ifadesi alınmayan ....'ın CMK'nın 48/1. maddesindeki yasal hakları hatırlatılmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmasından, adı geçen şahıs hakkında tefecilik suçundan açılmış bir dava bulunup bulunmadığının araştırılıp, yoksa bu suçtan dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu da nazara alınarak dava açılması ve olanaklı bulunması durumunda davaların birleştirilmesinden, açılmış bir davanın varlığı halinde davaların birleştirme olasılığının değerlendirilip, olanaklı olmaması durumunda onaylı bir suretinin dosya arasına getirtilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.