Görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma, diğer sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin ise sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi kapsamında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçların söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi oldukları, görevi kötüye kullanma suçu bakımından durma süreleri eklendiğinde dahi 31.08.2005 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince tüm sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.