Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ücret alacaklarının ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı ... yerinde diş hekimi olarak 02.07.2005 ve 02.07.2008 tarihleri arasında diş hekimi olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 4.500,00 TL olduğunu ancak kuruma aylık 2.000,00 TL üzerinden bildirildiğini, ... sözleşmesinin 02.07.2008 tarihinde haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, kötüniyet tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının kesinleşen işe iade kararı üzerine müracaat ettiğini bu müracaatının kabul edilmesine rağmen işe başlamadığını, dolayısıyla yapılan feshin 4857 sayılı ... Kanunu'nun 21/5 maddesine göre geçerli feshin sonuçlarını doğuracağını, davacının ... güvencesi kapsamında çalıştığını bu sebeple kötü niyet tazminatına hak kazanmasının imkanı olmadığını, davacıya banka aracılığı ile ödenen aylık ücretine hiçbir ihtirazi kayıt koymadan fesih tarihine kadar düzenli ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda kıdem ve tazminatı ve ücret isteklerinin kabulüne diğer isteklerin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işyerinde diş hekimi olarak aylık net 4.500,00 TL ücretle çalıştığını, son üç ay ücretinin 2.000,00 TL ödeme yapılarak eksik ödeme yapıldığını iddia ederek fark ücret isteğinde bulunmuştur.
Görüşüne başvurulan bilirkişisinin düzenlediği rapora itibarla ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Karara esas alınan 14.12.2011 havale tarihli raporda davacının aylık net 4.500,00 TL ücretle çalıştığı kabul edilerek banka kayıtlarına göre son ay 2.000,00 TL ödeme yapıldığından bahisle 2.500,00 TL fark ücret alacağı hesaplanmıştır. Ancak karara
esas alınan hesap raporunun karar vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki itiraz edilmeyen ... sözleşmesinde davacının ücreti ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Sözleşme hükümlerine göre davacının ücret + prim esasına göre ücret kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle davacının dava konusu dönemde ... sözleşmesi hükümlerine göre hak kazandığı ücret miktarı işyeri kayıtları getirtilerek belirlenmeli; sonra davacının tespit edilen ücretinin ödenip ödenmediği işyeri kayıtları ve banka kayıtları karşılaştırılmak suretiyle belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.