Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıktan faiz karşılığı para aldığı iddia olunan ...'ın tefecilik suçunun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma ve hükmü temyiz hakkının bulunduğu nazara alınarak tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa isnat edilen tefecilik suçunun suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını son kesen işlem olan 27.05.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.