SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Davanın reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A.Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı CMK'nin 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir davanın olmasının gerekeceği;Adana 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/825 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına konu 30.10.2014 tarih ve 2014/23855 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında, katılan ... adına 0 322 226 41 99 numaralı telefon hattı ve 0074018 seri numaralı ... abonelik sözleşmesini sahte olarak imzaladığı iddia edilerek kamu davası açıldığı, hükmün de bu eylemler yönünden kurulduğu, bu dosyada sahteliği öne sürülen belgelerin Adana 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/825 Esas, 2015/35 Karar sayılı ilamına konu edilmediği bu nedenle dosyalar arasında mükerrerlik bulunmadığı ve yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, kamu davasının reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşılmış ise de zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığa yüklenen “Özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ile katılan ... A.Ş. vekili ve katılan ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yöünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı CMK'nin 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir davanın olmasının gerekeceği; Adana 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/825 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına konu 30.10.2014 tarih ve 2014/23855 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında, katılan ... adına 0 322 226 41 99 numaralı telefon hattı ve 0074018 seri numaralı ... abonelik sözleşmesini sahte olarak imzaladığının iddia edilerek kamu davası açıldığı, hükmün de bu eylemler yönünden kurulduğu, bu dosyada sahteliği öne sürülen belgelerin Adana 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/825 Esas, 2015/35 Karar sayılı ilamına konu edilmediği, dolayısıyla aynı fiil nedeniyle açılmış bir kamu davası bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu davasının reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suçun sübutu halinde sanığın, katılana ait sahte nüfus cüzdanı fotokopisi ile katılanın bilgi ve rızası dışında katılan ... ... A.Ş.'ye ait bayiden ... nolu ev telefonuna bağlı şekilde abonelik sözleşmesi imzalayıp ayrıca ... nolu ... internet aboneliğine dair sözleşme imzalayarak biriken borçları ödemeyerek menfaat temin ettiği olayda, kamu kurumunun maddi varlığı kabul edilen nüfus cüzdanının fotokopisinin kullanmak suretiyle işlenmesi nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ile katılan ... A.Ş. vekili ve katılan ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.