İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporuna itiraz edildiğine, sanığa fazla ceza verildiğine, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;31.01.2018 günü saat 17.30 sıralarında, alacakaranlık vaktinde, aydınlatmanın olmadığı, tek yönlü bölünmüş, düz meskun mahal sınırları dışında olan yolda, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki.... plakalı otomobille Iğdır yönünden gelip bölünmüş Devlet Karayolu üzerinden Aralık yönünde seyri sırasında 9.km, civarına geldiğinde kendisi ile aynı yönde ve sağ şeritte giderken, U dönüşü yasağının olduğu orta refüj aralığının olduğu yerden sola doğru U dönüşüne geçen sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki.... çekici plakalı tır aracının dorse arka kısmına, kendi aracının ön kısmı ile çarpması sonucu kendisinin ve aracında yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü, katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında, sanığın dönüş yaptığı yerde "U" dönüşü yasağı levhası mevcut olup bu nokta orta refüjün fiziki olarak karşı yol bölümünden ayrıldığı yerin bittiği, ancak devamlı çizgilerle bölünmüş yolun devam ettiği kısım olup kavşak özelliği olmadığının belirtildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda sanık ...'ın Iğdır ilinden gelen araçlar için U dönüşü yapılamaz levhasını dikkate almayarak U dönüşü yaptığı ve bu sebeple arkasından gelen aracın güvenli bir şekilde geçişini engellediği, kazada asli kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 05/03/2019 tarihli ve 2352 sayılı raporunda: sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki tır aracı ile "U dönüşünü uygun bir kavşağın olduğu yerden yapması gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmemiş, "U" dönüşü yasağı levhası, karşı yol bölümünü ayıran devamlı orta refüj çizgileri ve arkadan gelmekte olan maktül idaresindeki araca rağmen tehlike arzeder şekilde sağdan sola doğru dönüşe geçerek neden olduğu olayda asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece iki kişinin ölümü ve bir kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu ve sanığın eylemini U dönüşü yapılmaz levhasının olduğu kavşaktan sola doğru doğrultu değiştirme manevrası yaptığı sırada gerçekleştirmesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.