Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 158/1-h maddesinde tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunun düzenlediği, suçun oluşabilmesi için, failin tacir veya bir şirketin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği dikkate alınarak, sanığın iş yerinin ticaret siciline kayıtlı bir şirket ve sanığın tacir veya şirket yetkilisi olup olmadığına dair dosyada bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında, bu durumun ticaret sicili gazetesinden araştırılarak tespiti ile sanığın suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.