İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafii ile katılan vekilinin süresinde yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 15 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 25.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin yaptıkları temyiz başvurularına ilişkin olarak sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kesin olmak üzere, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen hüküme yönelik istinaf başvurusunun Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere ayrı ayrı esastan reddine dair ek karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına, ek karara yönelik temyiz istemine ilişkin olarak da ek kararın onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile delillerin değerlendirilmesinde ve kusur izafesinde hata yapılarak karar verildiğine, kazanın oluşumunun alkolle bir ilgisinin olmadığına, bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına, maktulün de kusurlu olduğuna, tayin edilen cezanın yüksek olduğuna ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; her ne kadar sanıklar cezalandırılmış ise de olayın oluşu yapılan keşif ve bilirkişi raporuna göre eksik inceleme neticesinde eksik ceza tayin edildiğine, verilen ceza az ve yetersiz olup adalet duygusunu zedelediğine, bu sebeple her iki sanık açısından da kararın bozulması talebine, Samsun bölge adliye mahkemesinin 24/04/2018 tarihinde vermiş olduğu ek karar ile sanık ... hakkında verilen karara karşı istinaf taleplerinin kesin olarak reddedilmiş olduğuna, bu ret kararını da temyiz ettiklerine ilişkindir.
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;1,38 promil alkollü vaziyette olan sanık ...'ın olay günü saat 23: 45 sıralarında sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan bölünmüş asfalt kaplama düz yolda seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa gelip sola dönüş yaptığında, karşı yönden seyirle aynı kavşağa gelip düz seyretmek isteyen sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonetin, kendi aracına sağ yan ön kısmından çarpması sonucu, sanık sürücü ...'in aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, katılan ... ile sanık ...'ın aracında yolcu olarak bulunan katılan ...'ın vücutlarında 4.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı düzenlenen 30.03.2017 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine ait 05.07.2017 tarihli raporlarına göre, meydana gelen kazada sanık ...'ın asli, sanık ...'ın ise tali kusurlu olduğu, 1,38 promil alkollü vaziyette olan sanık ...'ın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ve sanık ... müdafii ve katılan vekilinin yaptıkları temyiz başvurularına ilişkin olarak sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kesin olmak üzere, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen hüküme yönelik istinaf başvurusunun Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere ayrı ayrı esastan reddine dair ek karar verilmiştir.
A. Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz isteminin reddine dair ek kararın incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı 85/2, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 25.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi gereğince verilen temyiz isteminin reddine dair 24.04.2018 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 296/2. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK’nın 85/2. maddesi gereğince tayin edilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK’nın 22/3. maddesi gereğince 5/12 oranında arttırılması sırasında hesap hatası yapılarak cezanın "6 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası" yerine "5 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası" olarak, yine bu cezasından TCK’nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken, "5 yıl 3 ay 22 gün hapis cezası" yerine, "4 yıl 15 ay 22 gün hapis cezası" olarak hükmedilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1.maddesi gereği yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki "5 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası" ibaresinin, "6 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası" şeklinde, "4 yıl 15 ay 22 gün hapis cezası" ibaresinin de "5 yıl 3 ay 22 gün hapis cezası" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ESASTAN REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek
üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2025 tarihinde karar verildi.