Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin sanığa yüklenen tehdit suçundan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla katılma ve temyiz hakkı ile atılı suçtan kurulan hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin katılan ... vekilinin sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen tefecilik suçunun suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 30.10.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.