SUÇLAR: Birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ...'e yükletilen 6136 sayılı Yasaya muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
a-Sanık ...'ün iddianameye konu birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit eylemini mağdurlar ... ve ...'ya karşı aynı zaman ve olay bütünlüğü içinde, aynı kasıtla işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, her iki mağdura yönelik birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b-Sanık ... ile mağdur ...'in restoran işletmeciliği yaptıkları, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, sanığın savunmalarında olaydan on gün kadar önce mağdur ...'in restoran da olay çıkardığını ve bu nedenle Çameli Emniyet Müdürlüğü'ne giderek mağdurdan şikayetçi olduğunu ifade ettiği, mağdur ...'in de bu husumeti doğruladığının anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık ... hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,
c-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının ve TCK 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu
d-Sanık ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden ise;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydında sanık ...'ın hükümden sonra 24/04/2014 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak sonucuna göre sanığın öldüğünün tespit edilmesi halinde, sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK.nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 2 (a,b,c) hariç diğer yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.