Davacı, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, fazla mesai ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 07/01/2008 tarihinde Merkez ... Konutlarında blok görevlisi olarak işe başlayıp 30/.../2009 tarihinde işine son verildiğini, davacının gerekçe gösterilmeden ve bildirim yapılmadan işten çıkarıldığını, davacının günlük çalışma süresi sınırı aşılarak onbeş, onaltı saat çalıştırılıp fazla çalışma ücreti ödenmediğini, belirterek, ücret, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi vekili davacı ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Toki ... ... Site Yönetimi vekilleri taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesinde davacı ile müvekkili arasında belirli süreli ... sözleşmesinin imzalandığını, belirlenen sürenin dolması ile ... akdinin sona erdiğini, davacının belirtildiği gibi onbeş, onaltı saat çalıştırılmadığını, çalışma süresinin ... sözleşmesinde belirlendiğini, davacının buna uygun olarak çalıştırıldığını belirterek reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Konut Hizmet Yönetim İşletmeciliği ve Ticaret A.Ş. vekili müvekkili şirketin, davacının işvereni olmadığını beyanla davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi asıl işveren, diğer davalıların ise alt işveren olarak işçilik alacaklarından müşterek müteselsil sorumlu oldukları kabul edilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle reddine diğer isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre davacının davalı TOKİ ... ... Site Yönetimi ile aralarındaki ... sözleşmelerine göre blok görevlisi olarak çalıştığı, ... sözleşmesinin 30.....2009 tarihi itibari ile belirli süreli ... sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile çıkışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının yaptığı işin niteliği gereği 4857 sayılı ... Kanunu’nun 11. maddesi gereğince belirli süreli ... sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif bir neden bulunmadığından ... sözleşmesinin belirsiz süreli kabul edilmesi isabetlidir. Ancak davacı ile ... sözleşmesi davalı TOKİ ... ... Site Yönetimi arasında akdedilmiş olup davacıyı istihdam eden işverenin TOKİ İdaresi ve geçici TOKİ ... ... Site Yönetimi olduğu anlaşılmaktadır. TOKİ ... ... Site Yönetimi ile davalı ... Konut Hizmet Yönetim İşletmeciliği ve Ticaret A.Ş arasında imzalanan 29.....2007 tarihli hizmet alım sözleşme içeriğine göre davacı ile davalı ... Konut Hizmet Yönetim İşletmeciliği ve Ticaret A.Ş arasında ... ilişkisinin kurulmadığı davalı şirketin sitenin daimi site yönetimine devrine hazırlık amacıyla site yönetim organizasyonunun kurulması ve yönetim hizmetlerinin yapılması hizmetini üstlendiği anlaşıldığından davalı ... Konut Hizmet Yönetim İşletmeciliği ve Ticaret A.Ş.’nin işverenlik sıfatı bulunmadığından adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3- Davacı bilirkişi raporu alınmasından sonra dava konusu ettiği istekleri bilirkişi raporundaki miktarlara ıslah ettiğine dair dilekçe sunması üzerine mahkeme ıslah dilekçesindeki isteklere göre, bilirkişi raporundaki tutarlara hükmetmiştir. Ancak dosyada ıslah harcının yatırıldığına ilişkin makbuza rastlanmamıştır. Buna göre mahkemece davacının davasını ıslah ettiği tarihte ıslah harcının yatırılıp yatırılmadığı araştırılmalı, ıslah harcı yatırıldığının tespiti halinde şimdiki gibi aksi halde geçerli bir ıslahtan söz edilemeyeceğinden dava dilekçesindeki miktarlarla sınırlı olarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.