İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/62 Esas, 2020/346 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.01.2021 tarih ve 2021/42 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile ''.. Sanığın savunmasında "Müşteki benim arkadaşım olur, uzun süredir arkadaşlığımız vardı, bunları kendi isteği ile yaptırdı, kartı olmadığı için onun hesabındaki parayı benim hesabıma geçirdik, oradan da benim kartım ile çektik, kendisinin kredi borcu olduğu için gece hesabına para gelince ve el konulmaması için bu şekilde bana benim hesabıma geçirelim oradan sen çek dedi, kesinlikle ben onun bilgisi dışında böyle bir işlem yapmadım, bu para benim için hiç önemli değildir, ailesi ile arası o dönemde kötü idi, acil paraya ihtiyacı vardı bende elimde oldukça veriyordum, aradan zaman geçip ailesi ile arası düzelince günah keçisi olarak beni söyledi, 2.000,00 TL için bana bunu yapması olacak iş değildir, kesinlikle benim böyle bir suç işlemek için bir sebebim yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde beyanı, mağdurun kredi borçlarının olduğuna ilişkin ... Bankasının 10.12.2020 tarihli cevabi yazısı ile mahkemenin 4. nolu celsede kredi borcuna ilişkin banka cevabı geldikten sonra bankacı bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verildiği halde bu yönde bir işlem yapılmadan ve mağdurun maaşının hangi tarihte yattığı, kredi borcu nedeniyle bankanın otomatik olarak maaştan kesme işlemi yapıp yapmadığı, bu işlemi yapıyorsa hangi tarihte yaptığı hususları araştırılarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması'' nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi halinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.01.2021 tarihli ve 2021/42 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.