Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ... A.Ş'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve ... adına kayıtlı bulunan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı ve yaralamalı trafik kazasına neden olduğunu, araçta yolcu olan ve müvekkiline sigortalı bulunan ...'un kaza nedeniyle yaralandığını ve tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, söz konusu kazada tüm kusurun davalının sigortalısı araç sürücüsü ...'da olduğunu, müvekkili şirketin ödediği tedavi giderlerinin tahsili için davalı ... ve SGK'ya yaptığı başvuruların reddedildiğini belirterek, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen 13.434,49 Euro tazminatın, fatura tarihlerine göre 9.082,49 Euro için 07.04.2009 tarihinden, 4.352,00 Euro için 22.02.2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, 08.02.2012 tarihinde yayınlanan Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu 2012/5 sayılı genelgeye göre kişilerin ülkemizde geçirdikleri trafik kazası sonrasında müvekkili kurumca sadece yurt içinde verilen sağlık hizmet bedellerinin ... hükümlerine göre karşılandığını, kişilerin trafik kazası nedeniyle yurdışında verilen tedavilerinin ancak ...'nin 4.4 maddesi çerçevesinde yurtdışına sevk edilerek tedavinin gerçekleşmesi durumunda karşılandığını, iş göremezlik maddi manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi taleplerin müvekkili kurumca karşılanmadığını, müvekkili kurumun tacir olmadığını, kurumun yaptığı işin de ticari iş olmadığını, avans faizi istenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketi ile SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin olarak poliçe kapsamında sorumluluklarının bulunmadığını, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanması gerektiğini, dava konusu talebin haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan raporun uygun olduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı dikkate alınarak, sigortalının kaza sonrasında oluşan yaralanması ile yapılan tedavilerin uyumlu olduğu, tedavi giderlerinin Almanya'da yapılan tedaviye göre makul olduğu, ayrıca 12.253,26 Euro'nun tamamı tedavi gideri olmakla davalı SGK'nın sorumluluğunda bulunduğu, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığı, davalı SGK yönünden ise belirlenen tedavi giderinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.253,26 Euro'luk kısmın davalı SGK'dan dava tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılan bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, sorumlu olmadığı kısma ilişkin talebin reddine, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dairece verilen kaldırma kararından sonra mahkemece gerekli araştırmanın yapıldığı, bilirkişi raporunun alındığı, mahkemece zamanaşımı definin reddine karar verildiği, kazada zamanaşımı gerçekleşmediği gibi, davacının avans faizi talep etmediği, 6111 sayılı kanunun 59.maddesi gereğince ve geçici 1. maddesi gereğince meydana gelen kaza sonucu yapılan tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olması karşısında, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi sebebiyle rücu talebinin yasa kapsamında olmadığını, faizin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirtmiştir.

Uyuşmazlık, davacının dava dışı sigortalısı için ödediği belgeli tedavi giderinin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, zamanaşımı süresinin dolmamasına ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 6111 sayılı yasa gereği tedavi giderlerinden sorumlu olmasına göre, davalı SGK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı SGK vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, " 12.253,26 EURO 'luk kısmın davalı SGK dan dava tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılan bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Ne var ki bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinde yer alan " kısmın davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan "ibarelerinden sonra gelmek üzere" fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının devlet bankalarının Euro cinsinden açılan bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.