Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin 01/04/2013 olduğu,
UYAP sisteminde yapılan incelemede temyiz edilmeden kesinleşen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/365 Esas, 2013/1010 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30/10/2012, iddianame düzenleme tarihinin 27/02/2013 olduğu,
Yine Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin temyiz edilmeden kesinleşen 2013/1429 Esas, 2014/1696 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 01/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin 03/12/2013 olduğu,
Yine UYAP sistemindeki incelemede Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin halen derdest olan 2014/116 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 28/03/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/06/2013 olduğu,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından derdest olan dosyanın iş bu dosya ile birleştirilmesi yine sanık hakkında kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen birden fazla dosya olduğundan 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulması, ardından kesinleşen dosyaların kanun yararına bozulması halinde bu dosyaların da birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.