Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1. Mahkeme kararında "hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulandığı sabıkasının bulunması nedeni ile yasal şartları oluşmadığından'' şeklinde gerekçe gösterilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydında mahkumiyete esas teşkil eden hükümlülüğünün bulunmadığı ancak, önceki eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğu, bu karar kasıtlı suçtan mahkumiyet anlamında olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden değerlendirilmesine engel teşkil etmediği gözetilmediği gibi, sanığa zarar olarak Gümrük Müdürlüğü'nün 28.03.2013 tarihli cevabi yazısında belirtilen yazışma, depolama ve taşıma giderlerinden oluştuğu anlaşılan 295,00 TL'lik miktarın kamu zararı olarak bildirildiği ve sanığın bu miktarı Gaziantep Mal Müdürlüğü'ne yatırarak 19/07/2013 tarihli alındı belgesini dosyaya ibraz ettiği ve sanığın böylece ödeme iradesi de gösterdiği nazara alınarak dava konusu eşyanın gümrük idaresince hesaplanacak "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın daha evvel ödenen 295,00 TL'nin düşülmesi suretiyle kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, adli sicil kaydında HAGB kararı olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2. Dava konusu kaçak eşya hakkında 14.03.2013 tarihinde tasfiye kararı verildiği görülmekle, dava konusu kaçak sigaralar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına tasfiye edilmemiş ise 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması;

3.Suç tarihi itibarıyla suçtan zarar görmeyen ve davaya da katılma hakkı olmayan gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmolunması;
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.