Mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ

DÜŞÜNCE: Onama

İlk derece mahkemesince verilen resen temyize tabi hüküm sanık ile sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş ve sanık hakkında mağdureye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası belirlendikten sonra 49/1. maddesi çerçevesinde 103/6. madde uyarınca 20 yıla kadar hakkaniyetli bir arttırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerekirken TCK'nın 61. maddesindeki sıralamaya aykırı olarak TCK'nın 43. maddesinin 103/3, 103/4 ve 103/6. maddelerinden önce uygulanması suretiyle tespit edilen 22 yıl 6 ay hapis cezasının 103/6 maddesi uyarınca 20 yıla indirilmesi ve bu ceza üzerinden takdiri indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini ve TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde sayılan velayet hakkını kötüye kullanmak suretiyle öz kızına karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işleyen sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığa isnat edilen suçun zorunlu unsurlarının ve bu suçun sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin temyiz incelemesine olanak verecek şekilde eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşılmakla, sanık ile müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.