SUÇLAR: Silahla tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek suç tarihinde oğlunun tedavisi için Ankara ilinde olduğunu savunması, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki anlatımlarının olayın oluşuna ilişkin çelişkiler içermesi, görgü tanığının da bulunmaması karşısında; sanığın olay tarihinde kullandığı cep telefon numarası tespit edilerek baz bilgilerinin ilgili kurumdan getirtilmeden katılanın aşamalardaki çelişki beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-Kabule göre ise;
a-Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK'nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların kesinleşme tarihleri itibariyle engel oluşturmaması karşısında; yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim uygulanan ve cezaları ertelenen sanık hakkında, "koşulları oluşmadığından" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Silahla tehdit suçundan kurulan hükümde, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.